Birinci Sınıf Öncesi Oğlum Emre'ye Mektup

Yazar Perşembe, Temmuz 28, 2016 ,

23 ekim 2013, Yedigöller
Canım oğlum,

Biz bugün seni okula kayıt ettirdik. Bitez Devlet okuluna. İçim bir tuhaf; mutlu, rahatlamış ve hüzünlüyüm. Mutluyum çünkü büyüdün . Rahatladım çünkü bu okul işi lastik gibi uzayacak diye endişeleniyordum. Hüzünlüyüm çünkü artık kontrolümüzün çok az olacağı ''eğitim'' sistemine dahil oluyorsun.

Hayalim şu; tıpkı Kaybedenler Kulubün'deki Yiğit Özşener ve Serra Yılmaz gibi birer anne-oğul olarak karşılıklı oturuyoruz; senden-benden, annelikten, evlat olmaktan, kadınlar erkekler , edebiyat ve sinemadan konuşuyoruz. Belki sadece o zaman, yani 30' lu yaşlarda anlayabileceğin şeylerden..Günah çıkartıyorum, diyorum ki ''Emre'ciğim, Freud ne yaparsan yap yanlış olacak demiş ebeveynlik için. Her çocuk bir şekilde ana-babasının eksiklerine odaklanıyor eninde-sonunda. Belki benim gibi yumuşak annelerin sürekli kendi yetersiz oldukları alanları dile getirmeleri de yanlış. Sizi büyütürken biraz daha kurallı, kararlı olmalıydım mesela. Daha disiplinli. Çok niyet ettim ama devam ettiremeyeceğim şeye başlamamak daha doğru geldi. Büyürken bu disiplinsizlikten sebep zarar görmüş olabileceğini düşünmek beni çok üzüyor.''


Kim bilir bana neler dersin? Umuyorum ki 30'lu yaşlarda istediği işi yapan, keyifli, mutlu bir genç adam olursun. Öyle olursan iyi şeyler söylersin ama yolunu çizememiş isen hala, çok kötü kelimeler de çıkabilir ağzından.

Bebeğim sana söylemek istediğim çok şey var. Benim kuşağımın sıkıntıları, arada kalmışlığı, yaşadığımız ülkeden kaynaklanan bir çok çıkmaz vb. Umarım bir gün bunları enine boyuna konuşur, tartışırız. Anne-baba olmak kavramına uzunca bir süredir kafa yorduğumu bilmeni istiyorum; kendi ebeveynimden dolayı. Sonuçta şuraya vardım (şimdilik):

''Hemen hemen her ana-baba çocuğu için elinden gelenin en iyisini yapıyor, sınırlarını zorlayabildiği kadar zorluyor; bazen sadece yanında kalmak oluyor bu, bazen yurt dışına gönderip en iyi üniversitelerde okutmak. Bazen anneanne-dedeye bırakıp okula devam etmesini sağlamak. Sonuç değişmiyor: Sayılabilecek kadar eksiği/ hatası olan ebeveynin sayılamayacak kadar çok fedakarlığı, iyiliği ve başarısı var.'' (Üstün Dökmen'den alıntı bir cümle aslında bu)

Adım adım kendini keşfettiğin, hayatta ne olmak / ne yapmak istediğini bulduğun ve o yolda çaba harcamayı mutluluk saydığın bir ömür diliyorum senin için. Eğitim sistemi içinde sana ilham verecek yürekli insanlarla karşılaşman için dua ediyorum. Seni çok seviyorum güzel kirpikli oğlum.




Benzer Yazılar

6 yorum

  1. Hayatımda bu kadar güzel gözleri, kirpikleri, bakışları olan bir çocuk görmemiştim daha önce. Koca bir maşallah! Bir de elbet, eklemek lazım, bu his çok tatlı ve az biraz endişe dolu olsa gerek. Henüz çocuğum yok ama o azıcık ürkek mutluluğu hissedebiliyorum satırlarınızdan. Dilerim yaşamında karşısına her zaman güzel yürekli insanlar çıkar, dilerim daima hayallerinin peşinden gider bu güzel oğul. En güzel dileklerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. İnan gözleri-kirpikleri bizi bile şaşırtıyor hala. Ürkek mutluluk tanımına bayıldım. Sahiden öyle..

      Sil
  2. Masallah umarım çok güzel kişilerle karşılaşır ve mutlu bir eğitim öğrenim hayatı olur.

    YanıtlaSil
  3. Maşallah sana canım kuzum Emre, annenin mektubuna ben de ekleme yapayım:
    Annenin yaptıklarını/yapmadıklarını bir kenara koy, sana sımsıkı sarıldığı geceleri, sana mutlulukla baktığı günleri hep hatırla...
    Güzel günler yaşa, iyi insanlar çıksın yoluna,
    Seni çok seviyoruz :)

    YanıtlaSil
  4. Öncelikle kocaman bir maşallaaaaah diyorum o dünyalar güzeli evlatlara :)

    Onlar için elimizden gelen en iyi şey güzel ve doğru rol modeller olmak olsa gerek. Yoksa kuralmış, okulmuş, bilumum faaliyetmiş... hepsi bir yere kadar. Yaptığımız tek yanlış hareket tüm söylediğimiz doğruları o an yok edebilecek güçte oluyor.
    Bir de inşallah bahtları güzel olur.
    Sevgiler ;)
    Sevgiler

    YanıtlaSil